KASTEN YARALAMA NEDİR
KASTEN YARALAMA NEDİR?
Kasten yaralama suçu Türk Ceza Kanunu’nun “Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar” başlığı altında TCK m.86 ve m. 87 de kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak düzenlenmiştir.
İnsan vücuduna karşı olan saldırılara karşı korunma hakkına sahiptir. Kişinin vücut dokunulmazlığı sadece ferdi bir değer değildir aynı zamanda toplumsal bir değerdir.
Kasten yaralama başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan eylemi gerçekleştirmek suretiyle meydana gelir. Failin mağdura zarar verme kastıyla hareket etmesi ve bunun neticesinde mağdurun acı çekmesi, sağlığının bozulması veya algılama yeteneğinin bozulmasına sebep olmasıyla kasten yaralama suçu vücut bulur.
KASTEN YARALAMA SUÇUNUN UNSURLARI NELERDİR ?
Kasten yaralama suçunun oluşabilmesi için suçun unsurlarının meydana gelmesi gerekir. Bu unsurlar maddi unsurlar ve manevi unsurlardır.
SUÇUN MADDİ UNSURU (Fiil, Fail ve Mağdur)
Fiil : Yaralama suçları esas olarak icra hareketleri ile işlenebilen ancak ihmali hareketlerle de işlenebilen serbest hareketli bir suçtur. Elverişli olduklarında maddi, manevi her çeşit vasıta ile işlenebilen suçlardandır.
Fail : Yaralama suçlarını herkes işleyebilir. Özgü suçlardan değildir, herkes tarafından işlenebilir. Örneğin bu eylem bir öğrenci , öğretmen, polis, doktor vb. ayırt etmeksizin herkes tarafından gerçekleştirilebilir, herkes yaralama suçunun faili olabilir.
Mağdur : Herkes yaralam suçunun mağduru olabilir.
Bu suçlarda suçla ihlal edilen ve ceza ile korunan hukuki değer, kişinin vücudunun veya fiziki bütünlüğünün dokunulmaz olmasındaki hukuki yarardır.
SUÇUN MANEVİ UNSURU
Yaralama suçunun manevi unsuru kasttır. Fail, mağdura zarar verme eylemini bilerek ve isteyerek yapması gerekmektedir. Doğrudan kast olabileceği gibi olası kast da olabilir.
Doğrudan kast, failin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşeceğini bilerek ve isteyerek hareket etmesidir. Failin iradesi, doğrudan doğruya hukuka aykırı sonucun gerçekleşmesine yöneliktir.
Örnek vermek gerekirse ; A, tartıştığı komşusu B'ye ders vermek ve canını yakmak ister. A, elindeki demir sopayla B'nin koluna kasıtlı olarak, B'nin kemiğinin kırılacağını (yaralanacağını) bilerek ve isteyerek sert bir şekilde vurur.
Bu örnekte A kişisi kasten B kişisini yaralamaktadır. Suçun manevi unsuru gerçekleşmiştir.
Olası Kast, failin fiilinin bir başkasının yaralanmasına neden olabileceğini öngörmesine rağmen, bu sonucu kabullenerek (göze alarak) hareket etmesidir.
Bir barda çıkan kavgada, C elindeki dolu bir cam şişeyi hasmı D'ye fırlatmaktadır. C, şişenin D'ye isabet edip ciddi bir kesik veya yara açabileceğini öngörmektedir. Ancak C, "Şişe isabet etmezse ne ala, ama isabet edip yaralarsa da umurumda değil" düşüncesiyle (kayıtsızlıkla) fırlatır. Şişe D'nin yüzüne isabet eder ve ciddi bir kesik oluşur.
C kişisi olası kastla hareket etmiş ve D kişisine karşı kasten yaralama suçunu işlemiştir.
TCK m. 86 KASTEN YARALAMA
Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
TCK 86’da düzenlenen kısmı kasten yaralama suçunun basit halidir.
Nitelikli Haller (TCK m. 86/2 ve 86/3): Kasten yaralama suçunda fiilin işleniş biçimine, mağdura veya faile göre cezanın artırılmasını gerektiren durumlar nitelikli haller olarak düzenlenmiştir. Bu hallerin varlığı, suçun daha ciddi kabul edilmesine ve faile daha ağır bir ceza verilmesine yol açar:
a) Yakın Akrabalara Yönelik Fiiller:
-
Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesi. Bu bent, failin aile bağlarını ve yakınlığı kötüye kullanması nedeniyle cezayı artırır. (Not: Yargıtay içtihatlarıyla "boşandığı eşe karşı" ifadesi madde metnine sonradan eklenmiştir.)
b) Savunmasız Mağdura Karşı:
c) Kamu Görevi ve Nüfuzun Kötüye Kullanılması:
-
Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi. Örneğin, bir polise görevini yaparken saldırmak.
-
Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi. Örneğin, bir amirin astına karşı görevinin verdiği yetkiyi aşarak baskı kurması suretiyle yaralaması.
d) Kullanılan Araç ve Yöntem:
-
Silahla işlenmesi. Silah kavramı, ateşli silahlar, patlayıcı maddeler veya saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer araçları (bıçak, sopa vb.) kapsar.
-
(Ek Bent) Canavarca hisle işlenmesi. Bu durum, failin insanlık dışı, gaddar ve acımasız bir yöntemle veya hisle hareket etmesini ifade eder. Fiilin, mağdurda aşırı ıstırap uyandırması ve toplum vicdanını derinden yaralaması bu kapsamda değerlendirilir.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK m. 87)
Uygulamada en çok dikkat edilmesi gereken durum, failin kastının yaralama olmasına rağmen, fiilinin mağdurda kastedilenden daha ağır bir neticeye yol açmasıdır.
Bu durum, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak adlandırılır. Bu hükme göre:
-
Kast: Fail, yalnızca yaralama kastıyla hareket etmiştir.
-
Netice: Ancak fiil, mağdurda hayatını tehlikeye sokacak duruma, duyularından veya organlarından birinin işlevini yitirmesine veya hatta ölüme neden olmuştur.
Eğer failin yaralama fiili mağdurun ölümüne neden olmuşsa, kasten yaralamanın ihmalle ölüme neden olma hali (TCK m. 87/4) gündeme gelir. Bu durumda fail, öldürme kastıyla hareket etmediği için kasten öldürmeden değil, kasten yaralamadan daha ağır bir ceza ile sorumlu tutulur.
Yukarıda açıkladığımız üzere kasten yaralama suçu ihmali hareketlerle de işlenebilir . TCK m. 88 işte bunu düzenlemektedir.
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi
Bu madde, özel bir yükümlülüğü bulunan kişinin, o yükümlülüğe aykırı davranarak yaralama sonucunun gerçekleşmesine izin vermesi durumunu düzenler.
-
Özel Koşul (Garantörlük): Failin, mağduru koruma veya tehlikeden uzaklaştırma gibi hukuki bir yükümlülüğü (garantörlük görevi) olmalıdır. Bu, kanundan (anne-babalık), sözleşmeden (bakıcılık) veya önceki tehlikeli hareketten (yaratılan tehlike) doğabilir.
-
Kast: Fail, kasten yaralama sonucunun doğmasına ihmaliyle (yapması gerekeni yapmayarak) neden olur.
-
Cezada İndirim: İhmali davranış, icrai davranış kadar ağır kabul edilmediği için, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir.
SUÇUN TAKİBİ VE ŞİKAYET SÜRESİ
Kasten yaralama suçu, TCK'nın 86/1. maddesindeki temel halinde kural olarak şikâyete bağlıdır. Yani, mağdurun altı ay ( 6 ay ) içinde şikâyette bulunması gerekir.
Ancak, TCK'nın 86/2 ve 86/3 maddelerinde yer alan nitelikli hallerin çoğunda (silahla yaralama, üstsoy/altsoya karşı yaralama gibi) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamada (TCK m. 87) suç, re'sen (kendiliğinden) soruşturulur; şikâyet şartı aranmaz.
KASTEN YARALAMADA HAKSIZ TAHRİK
Haksız Tahrik kurumu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 29. maddesinde detaylıca düzenlenmiştir ve kasten yaralama suçunda cezanın ne şekilde indirileceğini netleştirir.
Haksız tahrikin temel mekanizması, failin suç işleme kararını, kendisine yönelen haksız bir fiilin yol açtığı öfke (hiddet) veya şiddetli üzüntü (elem) nedeniyle almasını esas alır. Yani fail, iradesini tamamen kaybetmez, ancak iradesi zayıflar.
Bir suçta (kasten yaralama dahil) haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için şunlar gereklidir:
-
Haksız Bir Fiil: Mağdurdan gelen söz veya davranış hukuka aykırı olmalıdır.
-
Öfke/Elem: Bu haksız fiilin failde hiddet (şiddetli öfke) veya şiddetli elem (üzüntü) yaratması gerekir.
-
Nedensellik Bağı: Failin suçu, doğrudan doğruya bu hiddet veya elemin etkisi altında işlenmelidir. Failin soğukkanlı bir şekilde veya aradan çok zaman geçtikten sonra intikam amacıyla hareket etmesi tahriki ortadan kaldırır.
KASTEN YARALAMADA MEŞRU SAVUNMA
Meşru savunma, bir saldırıyı defetme zorunluluğu nedeniyle işlenen fiilleri hukuka uygun hale getirir. Kasten yaralama suçunun işlenmesinde meşru savunma hükmünün uygulanabilmesi için iki temel unsurun şartları eksiksiz sağlanmalıdır:
A. Saldırıya İlişkin Şartlar
-
Saldırı Haksız Olmalı: Saldırı, hukuka aykırı olmalıdır (örneğin, hukuki bir icraat meşru savunmaya konu olmaz).
-
Saldırı Gerçekleşmeli, Gerçekleşmesi veya Tekrarı Muhakkak Olmalı: Saldırı başlamış olmalı, başlamak üzere olmalı ya da bitmiş olmasına rağmen tekrarı kesin olmalıdır. Biten saldırıya karşı savunma, meşru savunma sayılmaz.
-
Korunmaya Değer Bir Hakka Yönelik Olmalı: Saldırı, kişinin kendisine veya bir başkasına ait herhangi bir hakka (yaşam, vücut bütünlüğü, mal, namus vb.) yönelik olmalıdır.
B. Savunmaya İlişkin Şartlar
-
Savunma Zorunlu Olmalı: O anki hal ve koşullara göre saldırıyı başka suretle defetmek mümkün olmamalıdır. Kaçma veya yetkili mercilere başvurma imkânı yoksa zorunluluk kabul edilir.
-
Orantılılık (Denge): Savunma, saldırı ile orantılı biçimde yapılmalıdır. Bu, eşit araçların kullanılması demek değildir; saldırıyı durdurmak için gerekli olan en hafif vasıtanın kullanılmasıdır. Saldırının ağırlığı ile savunmanın ağırlığı arasında aşırı bir dengesizlik bulunmamalıdır.
Hukuki Sonuç: Şartları gerçekleşen meşru savunma halinde, kasten yaralama fiili hukuka uygun hale gelir ve faile ceza verilmez.
Ancak savunma saldırı ile orantılı olmalıdır. Bu orantının aşılması halinde hakim cezada indirim yapabilir veya meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez (TCK m.27/2 )
SONUÇ
Kasten yaralama suçu, hem bireyin fiziksel bütünlüğünü hem de toplumun güven duygusunu korumayı amaçlar.
Uygulamada, kastın belirlenmesi, yaralamanın niteliği (basit mi, nitelikli mi) ve neticenin ağırlığı, suça ilişkin en kritik tartışma alanlarını oluşturur.
Bu nedenle her somut olayda kastın yönü, kullanılan araç, mağdurun durumu ve meydana gelen netice dikkatle değerlendirilmelidir.